Şu an bile milyonlarca insanın su krizi ile boğuşması ve gelecekte ön görülen su krizi durumları, bu muhteşem çalışma sayesinde son bulabilir. Bildiğiniz gibi gezegenimizin yaklaşık 4’te 3’ü tuzlu sularla kaplı ve bu suları içme suyu olarak kullanmamız imkansız. En azından bir çok çalışmanın ardından duyulan bu umut verici gelişmeye kadar böyle düşünülüyordu. 

 

Üzerinde çalışılmaya devam teknoloji ya da asıl adıyla “grafen oksit eleği”, tuzların filtrelenmesinde oldukça etkili olabilir. Şu an mevcut olan tuzdan arındırma sistemlerinde test edilmesine ise başlandı bile.

Endüstriyel ölçekte grafen maddesine dayalı bariyerler üretmek daha önce oldukça zor görünüyordu. Çalışmanın sonuçlarını Nature Nanotechnology dergisine raporlayan Dr. Rahul Nair liderliğindeki Manchester Üniversitesi'nde görevli bilim insanları, grafen oksit adı verilen bir kimyasal türev kullanarak teknolojiyi nasıl hayata geçirebileceklerini anlattı. 

2004'te Manchester Üniversitesi tarafından yönetilen bir ekip tarafından izole edilen grafen, altıgen bir kafeste düzenlenmiş tek bir karbon atomu tabakasını içeriyor. Yani moleküler boyutta bir arıtma aracı olarak kullanılması mümkün oluyor. Olağandışı çekme mukavemeti ve elektrik iletkenliği üst düzey iletebiliyor olması gibi alışılmadık özellikleri, onu gelecekteki uygulamalar için en umut verici malzemelerden biri olarak gösteriyor. Ancak kimyasal buhar birikimi (CVD) gibi mevcut yöntemleri kullanarak büyük miktarlarda tek katmanlı grafen üretmek oldukça zor ve çok pahalı bir yöntem. Öte yandan Dr. Nair, "Grafen oksit, yakın gelecekte laboratuvardaki basit oksidasyon işlemleriyle üretilebilir" diyerek, bu işlemlerin gittikçe zahmetsiz bir hal alcağını belirtti. "Bir mürekkep veya çözelti olarak bir substrat veya gözenekli materyal üzerine yapıştırabiliriz, ardından bir elek işlevi görmesi için olarak tabakayı yüzey şeklinde kullanabiliriz. Ölçeklenebilirlik ve malzemenin maliyeti açısından grafen oksit, tek katmanlı grafene göre potansiyel bir avantaja sahiptir."

"Geçirgen hale getirmek için elek yüzeyinde küçük delikler açmanız gerekiyor, ancak delik boyutu bir nanometreden büyükse tuzlar o deliğin içinden geçiyor. Küçük tuz moleküllerinin geçmesini engelleyip temiz suyun geçmesini sağlamak adına açılacak nano-delikler, oldukça zahmetli bir dizi işlem gerektiriyor.” Grafen oksit membranlar; küçük nano-partikülleri, organik molekülleri ve hatta büyük tuzları elemek için zaten kullanılabilecek en mantıklı teknoloji olarak rüştünü ispatlamışlardı. Ancak şu ana kadar daha küçük deliklere sahip arıtma elekleri, tuzları filtrelemek için kullanılamamışlardı.

Bilimin teknoloji ile olan birlikteliği sonucunda insanlığın geleceğine yönelik endişelerin çoğu tarihe gömülüyor. En azından umutlar bu yönde oluyor. Elbette bu teknolojiler için ter döken bilim insanları ne kadar başarılı olsa da önemli olan bu mirasların tüm dünya için paylaşıma açılmasıdır. Bu çalışmaları yapabilme kapasitesine sahip ülkeler, ürettikleri teknolojileri birbirlerine üstünlük sağlamak adına kullanmaları, gelecek madalyonunun karanlık tarafı. Ne yazık ki tarih böyle acı örneklerle dolu.

 

Etiketler

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz